Ekonomi

İsmail Nohutlu “Pamuk fiyatlarındaki artış aynı hızla iplik fiyatlarına yansımıyor”

Küresel pamuk ticaretinin temsilcilerini bir araya getiren Uluslararası Pamuk Birliği (ICA) 2026, “Cotton’s Next Chapter” (Pamuğun Yeni Dönemi) temasıyla İstanbul’da düzenlendi.

ICA tarafından 14-15 Ekim tarihlerinde Hilton İstanbul Bomonti Hotel’de düzenlenen etkinlikte, pamuk sektörünün gündemi ile Türkiye ve dünya ekonomisindeki gelişmeler ele alındı.

Her yıl farklı bir ülkenin ev sahipliği yaptığı organizasyona 725’i aşkın delege katıldı ve bu rakam delege sayısı açısından rekora yaklaştı.

İstanbul’da ki etkinlikte bir sunum yapan ICA Başkan Yardımcısı ve Nipaş Tekstil Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Nohutlu, sektörün üretim altyapısındaki gücüne rağmen maliyetler ve finansman koşulları nedeniyle ciddi bir daralma yaşadığını söyledi.

Türkiye’nin pamuktan ipliğe, kumaştan hazır giyime kadar bütün üretim aşamalarını bünyesinde barındırmasının önemli bir avantaj olduğunu belirten Nohutlu, bu entegre yapının korunması gerektiğini vurguladı.

Türkiye’nin dünya ihracatındaki payının 2005-2024 döneminde yüzde 3,5-3,7 bandında seyrettiğini belirten Nohutlu, 2025 yılında bu oranın yüzde 2,7’ye gerilediğini söyledi. Aynı dönemde dünya hazır giyim ticaretinin yüzde 4,35 büyüdüğüne dikkat çeken Nohutlu, Türkiye’nin ilgili ihracat göstergelerinde yüzde 5,58 ve yüzde 6,30’luk düşüşler yaşadığını ifade etti. Sektörün üretim kapasitesindeki gelişmelere de değinen Nohutlu, “2022 yılında 1,9 milyon ton pamuk ipliği eğirme kapasitemiz vardı ve kapasite kullanım oranımız yüzde 88 seviyesindeydi. Sonraki yıllarda yeni yatırımlar yaptık, kapasitemizi 2,3 milyon tona çıkardık. Ancak bugün kapasite kullanım oranımız yüzde 63’e kadar geriledi” dedi.

İşçilik maliyeti 737 dolara yükseldi

Rekabet gücündeki kaybın en önemli nedenleri arasında işçilik maliyetleri ve yüksek faizlerin bulunduğunu belirten Nohutlu, 2022 yılında çalışan başına aylık brüt işçilik maliyetinin 375 dolar olduğunu, 2025’te ise 737 dolara yükseldiğini söyledi. Bangladeş, Mısır, Hindistan, Pakistan ve Vietnam gibi rakip üretim merkezlerinde bu maliyetin 100-350 dolar arasında değiştiğini aktaran Nohutlu, özellikle emek yoğun hazır giyim üretiminin bu farktan olumsuz etkilendiğini ifade etti. Hazır giyim üreticilerinin kapasite düşürmesi veya üretimlerini yurt dışına taşımasının iplik sanayisini de doğrudan etkilediğini vurgulayan Nohutlu, Türkiye’nin entegre üretim zincirinde bir halkada yaşanan kaybın diğer sektörlere de yansıdığını anlattı. Finansman maliyetlerinin de rekabet gücünü zayıflattığını belirten Nohutlu, 2022’de yüzde 17,8 olan faiz oranlarının 2025’te yüzde 44’e ulaştığını söyledi. Döviz kurundaki artışın maliyet yükselişini karşılamadığını ifade eden Nohutlu, yüksek faizlerin dolar bazında da ciddi bir finansman yüküne dönüştüğünü dile getirdi.

Yeni tehdit AB’deki anlaşmalar

Türkiye’nin en büyük avantajlarından birinin Avrupa Birliği pazarına yakınlık olduğunu belirten Nohutlu, siparişten müşteriye teslimata kadar geçen sürenin 21 gün seviyesinde olduğunu söyledi. Türkiye’nin Prada, Hermès ve Burberry gibi üst segment markalarla uzun yıllara dayanan üretim ilişkileri bulunduğunu belirten Nohutlu, bu alandaki uzmanlığın önemli bir rekabet avantajı yarattığını ifade etti. Ancak AB’nin Vietnam, Hindistan ve diğer rakip üretim ülkeleriyle geliştirdiği ticaret anlaşmalarının Türkiye açısından yeni riskler oluşturduğunu vurgulayan Nohutlu, ABD pazarında da yüksek gümrük vergilerinin ihracatın önünde engel olduğunu söyledi. Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki gerilimler ve Orta Asya ülkelerinin kendi tekstil sanayilerini geliştirmesinin Türkiye’nin geleneksel pazarlarını daralttığını belirtti.

Fiyatlar aynı hıza yansımıyor

Türkiye’nin rekabette yeniden güç kazanabilmesi için sürdürülebilirlik, izlenebilirlik, otomasyon ve yüksek katma değerli üretime odaklanması gerektiğini belirten Nohutlu, özellikle Türk organik pamuğuna ve geri dönüştürülmüş pamuğa uluslararası pazarlarda güçlü talep bulunduğunu söyledi. Pamuktan hazır giyime uzanan entegre üretim yapısının dijital izlenebilirlik açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. İplik üreticilerinin hammadde fiyatlarındaki dalgalanmalar ve sözleşme iptalleri nedeniyle de risk taşıdığını belirten Nohutlu, pamuk fiyatlarındaki artışın aynı hızla iplik fiyatlarına yansıtılamadığını anlattı. Kalite standartlarından taviz verilmemesi gerektiğini vurgulayan Nohutlu, sektörün teknoloji yatırımlarıyla verimliliğini artırmak zorunda olduğunu söyledi. Nohutlu, “Bugünlerde hayatta kalmak kolay değil. Ancak Türkiye için güneşli günlerin yeniden geleceğine inanıyoruz. Finansal istikrar sağlanana kadar ayakta kalmamız gerekiyor” diye konuştu.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu