Ekonomi

Hanefi Öksüz’ün Sözlerini Doğru Okumak: İş Dünyasının Gerçekliği ve Sorumluluktan Kaçmayan Bir Tavır

Türkiye ekonomisi son yıllarda zorlu bir dönemden geçiyor. Bu durum yalnızca Kahramanmaraş’a özgü değil; küresel talep daralması, finansman maliyetleri, enerji fiyatları ve lojistik sıkışıklıklar tüm dünyada sanayicilerin üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor.
Tam da bu ortamda, Kipaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Hanefi Öksüz’ün “41 yıldır böyle bir buhran görmedim” sözleri kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Bu açıklamanın odağı doğru anlaşılmalıdır. Hanefi Bey’in sözleri bir “siyasi eleştiri” değil; doğrudan üretim cephesinden gelen ekonomik bir durum tespitidir. Türk tekstil sektörünün bugün yaşadığı rekabet kaybı, yüksek maliyet baskısı ve finansmana erişimdeki zorluklar göz önüne alındığında, bu tespit aslında iş dünyasının bir süredir yaşadığı gerçekliğin özetidir.
İş dünyasının yapabilecekleri var; ancak gücümüzü aşan alanlar da var.
Sanayici olarak bizler fabrikalarımızı verimli işletmek, teknolojimizi yenilemek, ihracatımızı artırmak ve çalışanlarımızın refahını korumak için elimizden geleni yapıyoruz.
Ancak döviz kuru politikası, faiz oranları, enerji fiyatlaması, vergi yükleri, SGK primleri ve ihracatçıya nefes aldıran özel kur uygulamaları gibi kritik başlıklar bizim belirleyebileceğimiz konular değildir.
Bu nedenle, bir sanayicinin sahadaki tabloyu ifade etmesi; tecrübesinin ve sorumluluk bilincinin doğal bir sonucudur.
Hanefi Öksüz bu şehrin ve ülkenin en büyük değerlerinden biridir.
Bugün Kahramanmaraş’ın güçlü bir sanayi şehri olarak anılmasında, Kipaş Holding’in ve dolayısıyla Hanefi Öksüz’ün rolü tartışılmazdır.
Onlarca fabrika, binlerce çalışan, yüzlerce milyon dolarlık ihracat ve dünyanın dört bir yanında Türk tekstilinin gururla temsil edilmesi…
Bütün bunlar, uzun yıllara dayanan bir birikimin ve alın terinin eseridir.
Böylesine köklü bir isim, sektördeki sarsıntıyı ifade ettiğinde bunu duygusal değil, analitik bir çerçevede değerlendirmek gerekir.
Ekonomik gerçekleri söylemek nankörlük değil; sorumluluktur.
Sanayicinin görevi yalnızca üretmek değildir; aynı zamanda riskleri, tehlikeleri ve yaklaşan krizleri zamanında dile getirmektir. Çünkü üretim durursa şehir durur, şehir durursa ülke durur.
Bu nedenle Hanefi Öksüz’ün sözlerini:
•moral bozucu değil,
•karamsar değil,
•hükümete yönelik bir eleştiri değil, aksine Türkiye’nin üretim ekonomisinin geleceğine dair bir uyarı olarak okumak gerekir.
Kahramanmaraş’ın gücü birliktedir
Şehrin kalkınması için siyaset, sanayi, üniversiteler ve iş dünyası arasında güçlü bir uyum gerekir.
Ekonomik sıkıntılar ancak ortak akıl, karşılıklı anlayış ve yapıcı diyalogla aşılabilir.
Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey; suçlamalar değil, birbirimizi dinlemek ve aynı hedefe odaklanmaktır.
Sayın Hanefi Öksüz’ün açıklaması, Türkiye’nin ve şehrimizin içinde bulunduğu ekonomik koşulların sorumlu bir iş insanı tarafından yapılmış bir değerlendirmesidir.
Bu tür yapıcı uyarıları dikkate almak; hem sektörün hem de ülke ekonomisinin geleceği açısından son derece değerlidir.
Kahramanmaraş’ın geleceği, kırılmakta değil; birlikte düşünmekte ve birlikte üretmekte saklıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu