Ekonomi

Tekstilin geleceği Bursa’da masaya yatırıldı!

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği iş birliğinde düzenlenen TEXSUM’26, Uludağ Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. “Geleneksel Dokudan Dijital Zekaya” temasıyla yapılan etkinlikte Türkiye’deki tekstil sektöründe dijital dönüşüm, teknik tekstiller, sürdürülebilirlik ve yapay zekâ başlıkları ele alındı.

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) ev sahipliğinde, BUÜ Tekstil Mühendisliği Topluluğu tarafından UTİB iş birliğiyle düzenlenen TEXSUM’26, Uludağ Üniversitesi Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde bu yıl altıncı kez kapılarını açtı. Tekstilde dönüşüm başlıklarının ele alındığı “Geleneksel Dokudan Dijital Zekaya” ana temasıyla düzenlenen etkinlikte, tekstil sektörünün üretimden teknolojiye uzanan dönüşüm süreci değerlendirildi. Program kapsamında dijital dönüşüm, teknik tekstiller, sürdürülebilirlik ve yapay zekâ alanlarında paneller gerçekleştirildi. Yoğun katılımın yaşandığı etkinliğin açılışında Uludağ Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Dilek Kurt, Uludağ Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Rıza Yıldız ve Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhan Turgut kısa birer konuşma yaptılar.

“Tekstil liderliğini sürdürecek”

Akademi, sektör temsilcileri ve tekstil mühendisi öğrenci gençlerin aynı platformda buluştuğu etkinliğin ilk oturumu “Sektör Panorama, mevcut durum, rekabet ve fırsatlar” konusu ele alındı. Etkinliğe UTİB Yönetim Kurulu Başkanı İhsan İpeker, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (ETHİB) Yönetim Kurulu Başkanı Turan Göksan ile Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Muzaffer Turgut Kayhan’ın katıldı. Moderatörlüğünü Polyteks Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin’in üstlendiği oturumda konuşan sektör temsilcileri, tekstilin Türkiye ekonomisindeki stratejik rolüne dikkat çekti. Engin, tekstilin geçmişte olduğu gibi gelecekte de hem Türkiye hem de Bursa için lider sektör olmaya devam edeceğini vurguladı.

“Tekstil sektörünün vitrini konfeksiyon”

Etkinlikte öğrencilerin sorularını da yanıtlayan UTİB Yönetim Kurulu Başkanı İhsan İpeker, krizlerin tekstil sektörüne etkisini konu alan bir konuşma yaptı. Farklı coğrafyalarda farklı krizlerin her zaman yaşandığına dikkat çeken İpeker, “Sektöre inanmasaydık buralarda olamazdık. Geçmişte başardık, bugün de yarın da yine başaracağız. Tekstil denildiğinde aklınıza sadece ham madde pamuk, iplik ve kumaş gelmemelidir. Sektörün vitrini konfeksiyon da bu sektörün olmazsa olmaz parçasıdır. Tasarım çok önemli geleneksel doku, teknoloji ve yapay zeka ile üretim daha da önemli. Sürdürülebilir ve katma değerli üretim bu sektörün olmazsa olmazları oldu. Türkiye’nin ihracatı kilogram başına 1.8 dolar iken tekstil sektörünün ihracatı kilogram başına 3 katına çıkıyor. Sektörde sadece Bursa baz alınarak bakıldığında ise bu rakamın 8 kat arttığını görüyoruz” diye konuştu.

“Tekstil Bursa’nın değil, Türkiye’nin parlayan sektörü”

ETHİB Yönetim Kurulu Başkanı Turan Göksan ise, küresel kriz ve savaş ortamında tekstil sektörünün farklı süreçlerden geçtiğine değindi. Tekstil ürünlerinin günümüzde hemen hemen her alanında kullanıldığını ifade eden Göksan, insanoğlunun var olduğu sürece tekstile ihtiyaç duyacağını belirterek, “Sağlıktan inşaata, savunma sanayiinden modaya kadar her sektörün tekstile ihtiyacı olacak. Bizim de bitti denilen bu sektörde yapay zeka ve teknolojinin de yardımıyla sürdürülebilir ve katma değerli ürünler geliştirmeye mecburuz” dedi. Göksan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tekstil dinamikleri farklı bir sektör. Türkiye’de tekstilin bitti denildiği bir dönemde pandemi krizi yaşandı ve bitti denilen sektör Türkiye’de adeta altın çağını yaşadı. Tekstil sadece Bursa’nın değil, Türkiye’nin de en parlayan sektörüdür. Ham madde avantajı, üretim becerisi ve tecrübesi, dönüşüm ve gelişimdeki pratikliği, lojistik avantajı ile başta Avrupa ve dünyada önemli bir sözü olan ülke konumundayız. Coğrafi konumumuzun da etkisiyle Avrupa’nın en büyük ikinci lojistik üssüne sahibiz. Bu özelliklerimizi avantaja dönüştürdüğümüz taktirde sektör olarak dünyada söyleyecek her zaman sözümüz olacaktır.”

“Türkiye Avrupa’nın en büyük pamuk üreticisi”

Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Muzaffer Turgut Kayhan da dünyada organik pamuk üretiminden rejeneratif (onarıcı) tarım modeline geçiş konusunda bir süreç yaşadığına dikkat çekerek, “Türkiye dünyada tarımın ilk adımlarının atıldığı verimli ve bereketli Anadolu topraklarına sahip. Organik pamuk üretiminde sentetik gübre ve böcek ilacı kullanılmazken, rejeneratif model bu temel üzerine ekosistemi onarıcı teknikler ekler. Bu sayede verimlilik ve sürdürülebilirlik artar. Bizlerde toprağın sağlığını aktif olarak iyileştirmeyi, biyoçeşitliliği artırmayı ve atmosferdeki karbonu toprağa hapsetmeyi hedefleyen bu dönüşüme ayak uydurmalıyız” dedi. Avrupa’nın en büyük pamuk üreticisinin Türkiye olduğunu belirten Kayhan, konuşmasına şöyle devam etti: “Bizden sonra İspanya ve Hırvatistan geliyor. İspanya’da toplam 30 adet Çırçır fabrikası varken, bugün sadece Urfa’da 340 adet Çırçır fabrikası var. Sekö’de 35 adet Çırçır fabrikası var. Tam da zincirimizin kırıldığı yer burası. Hangi bakanlığımızın sorumluluğunda belli değil. Problemlerimiz tarlada başlamıyor. Ürettiğimiz ürünü sertifikalamada sorun yaşıyoruz. Burada da devreye markalaşma geliyor.”TEXSUM’26 panel sonrası katılımcılara birer plaket verilmesiyle son buldu.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu