Arifioğlu: “Dönüşümün maliyeti üreticiye”

EKONOMİ Gazetesi’nin TÜRKONFED iş birliğiyle düzenlediği “COP31’e Doğru İş Dünyası İçin Net Konuşalım” zirvesi, İstanbul’da iş dünyasının yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.
Zirvede tekstil sektörünün yeşil dönüşümü, sürdürülebilir üretim, çevresel yükümlülükler ve Avrupa pazarının yeni talepleri ele alındı. Karacasu Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Burak Orhan Arifioğlu ise tekstil sektörünün dönüşümünde yerli teknoloji geliştirmenin önemine dikkat çekti.
EKONOMİ Gazetesi tarafından TÜRKONFED iş birliğiyle düzenlenen “COP31’e Doğru İş Dünyası İçin Net Konuşalım” zirvesi, 9 Eylül’de İstanbul Hilton Bomonti Conference Center’da gerçekleştirildi. NBE TV YouTube kanalında başlayan “Net Konuşalım” programını sahneye taşıyan zirvede, iş dünyasının yeşil dönüşüm hedeflerini somut uygulamalara nasıl dönüştürebileceği masaya yatırıldı.
Zirvede farklı sektörlerden iş dünyası temsilcileri sürdürülebilirlik, iklim değişikliği, karbon azaltımı ve Avrupa pazarında giderek artan çevresel yükümlülükler konusunda değerlendirmelerde bulundu.
Oturumun konuşmacıları arasında yer alan Karacasu Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Burak Orhan Arifioğlu, tekstil sektörünün yeşil dönüşüm sürecinde yalnızca mevcut teknolojilerin kullanılmasının yeterli olmadığını, Türkiye’nin kendi teknolojilerini de geliştirmesi gerektiğini söyledi.
“Kendi teknolojimizi geliştirmeliyiz”
Tekstil sektöründe dönüşümün üretim süreçlerinin yeniden ele alınmasını zorunlu kıldığını belirten Arifioğlu, sürdürülebilir üretim için teknoloji yatırımlarının kritik önem taşıdığını ifade etti.
Arifioğlu, Karacasu Tekstil olarak 2016 yılında bu doğrultuda CircularDye adında iplik boyama teknolojisini geliştirdiklerini belirtti.
Ülke olarak tekstil sektörünün dönüşmesi için sadece teknoloji satın almanın yetmeyeceğini, bu dönüşüme 35-40 yıllık tekstil geçmişimizle liderlik etmemiz gerektiğini ifade etti.
Çevresel atıkta sıfıra yakın hedef
Geliştirilen sistemin tekstil üretiminde çevresel atıkların azaltılmasına önemli katkı sunduğunu belirten Arifioğlu, uygulamanın aynı zamanda enerji kaynağı açısından da dönüşüm sağladığını dile getirdi.
Sistemin çevresel atığı neredeyse sıfıra indirdiğini ifade eden Arifioğlu, kömür yerine güneş enerjisinden yararlanılmasına da imkan sağladığını belirtti. Arifioğlu, bu tür teknolojilerin tekstil sektörünün sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasında önemli bir araç olduğunu vurguladı.
Avrupa’nın talepleri artıyor
Tekstil sektörünün özellikle Avrupa pazarında giderek daha kapsamlı çevresel yükümlülüklerle karşı karşıya kaldığını belirten Arifioğlu, Türkiye’deki üreticilerin izlenebilirlik konusunda önemli bir deneyime sahip olduğunu söyledi.
Türkiye’de büyük markalarla çalışan üreticilerin izlenebilirlik taleplerini uzun süredir karşıladığını kaydeden Arifioğlu, Avrupa’daki alıcıların beklentilerinin ise artık yalnızca üretim aşamasıyla sınırlı kalmadığına dikkat çekti.
Arifioğlu, “Türkiye’de büyük markalarla çalışan üreticiler, izlenebilirlik taleplerini de uzun süredir karşılıyor. Ancak Avrupalı alıcıların çevresel yükümlülükleri ambalajdan toplama ve geri dönüşüme kadar yeni talepler getiriyor. Ama sektör olarak biz Avrupa Birliği’nin taleplerine alışığız ve hazırız.” ifadelerini kullandı.
“Maliyetler kârdan karşılanabilir”
Avrupa’nın çevresel standartlarının genişlemesinin Türkiye’deki tekstil üreticileri açısından yeni maliyetler oluşturabileceğine dikkat çeken Arifioğlu, özellikle ambalaj, toplama ve geri dönüşüm gibi süreçlerin firmalar açısından ek yük oluşturabileceğini söyledi.
Yeni çevresel yükümlülüklerin maliyetinin Türkiye’deki tekstil firmalarına yansıması halinde sektörün kârlılığının bundan etkilenebileceğini belirten Arifioğlu, “Bizim ülke olarak tecrübemize bakarsak bu sürecin maliyetini muhtemelen biz Türk tekstilcilerine yıkarlar” değerlendirmesinde bulundu.
Zirvede yapılan değerlendirmeler, tekstil sektöründe yeşil dönüşümün artık yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, aynı zamanda ihracat pazarlarında rekabet gücünü belirleyen önemli bir unsur haline geldiğini ortaya koydu. Sektör temsilcileri, dönüşüm sürecinde teknoloji yatırımlarının artırılması, yenilikçi üretim modellerinin geliştirilmesi ve artan çevresel maliyetlerin yönetilmesinin Türkiye tekstil sektörünün geleceği açısından kritik olduğuna dikkat çekti.




