Kahramanmaraş’ta 1926’dan bugüne: Yüz Yıllık lezzet!

Kahramanmaraş’ın köklü lezzet duraklarından Hacı Milcan Et Lokantası, yaklaşık bir asırlık geçmişini üçüncü kuşak temsilcisi Alican Börekçi ile geleceğe taşıyor.
Geleneksel Maraş mutfağının önemli yemeklerini yaşatan Börekçi, “Bizim için Hacı Milcan sadece bir lokanta değil, geçmişten geleceğe taşıdığımız bir kültür” diyor.
Kahramanmaraş’ın gastronomi hafızasında özel bir yere sahip olan Hacı Milcan Et Lokantası, 1926 yılında başlayan yolculuğunu bugün üçüncü kuşak temsilcisi Alican Börekçi ile sürdürüyor.
Hacı Milcan’ın resmi internet sitesinde işletmenin 1926 yılında Hacı MilcanKılınçkıran ve Ali Börekçi tarafından kurulduğu, bugün ise Alican Börekçi yönetiminde hizmet verdiği belirtiliyor. İşletmenin menüsünde kuşbaşı, ezme kebap, Paşa Kebabı, patlıcan kebabı, ekşili kebap, pide ve yöresel lezzetler bulunuyor.
Ancak Alican Börekçi için Hacı Milcan’ın hikâyesi yalnızca bir restoranın geçmişinden ibaret değil. Börekçi, üç kuşaktır devam eden bu geleneği aynı zamanda Kahramanmaraş’ın mutfak kültürünün bir parçası olarak görüyor.
“Hacı Milcan bizim için sadece yemek yapılan bir yer değil. Burada geçmişten gelen bir emek, ustalık ve kültür var. Üçüncü kuşak olarak bizim görevimiz, bize bırakılan bu mirası koruyarak gelecek kuşaklara aktarmak.”

“Maraş mutfağının kendine özgü bir karakteri var”
Kahramanmaraş mutfağının en önemli özelliklerinden birinin kendine özgü yemekleri ve pişirme kültürü olduğunu belirten Börekçi, geleneksel tariflerin korunmasının önemine dikkat çekiyor.
Börekçi’ye göre gastronomi, yalnızca sofraya gelen yemekten ibaret değil; kullanılan malzemeden pişirme yöntemine, sunumdan sofradaki kültüre kadar uzanan geniş bir miras.
“Bizim mutfağımızın çok güçlü bir karakteri var. Etin hazırlanışından pişirilmesine kadar her aşamanın kendine göre bir ustalığı bulunuyor. Biz bu geleneği bozmadan, günümüz şartlarında en iyi şekilde devam ettirmeye çalışıyoruz.”
Maraş’ın tescilli lezzeti: Eli böğründe
Hacı Milcan denildiğinde öne çıkan lezzetlerden biri de eli böğründe. Kahramanmaraş mutfağının coğrafi işaretle tescilli yemeklerinden olan eli böğründe, kuzu eti, domates, biber ve sarımsakla hazırlanarak geleneksel taş fırında pişiriliyor.
Alican Börekçi, geçmişte çarşı esnafının pratik öğle yemeği olarak tükettiği eli böğründenin zaman içerisinde Kahramanmaraş’ın simge yemeklerinden biri haline geldiğini anlatıyor.
“Eli böğründe aslında bizim çarşı yemeğimizdir. Geçmişte esnaf için hem hızlı hazırlanan hem de doyurucu bir yemekti. Bugün ise Kahramanmaraş’ın tescilli lezzetlerinden biri haline geldi. Bizim için bu yemeği yaşatmak, aslında şehrin geçmişinden bir parçayı yaşatmak anlamına geliyor.”
Geleneksel lezzet, yeni nesil işletmecilik
Üçüncü kuşak olarak işletmenin başında bulunan Börekçi, geleneksel yapıyı korurken değişen müşteri beklentilerine de uyum sağlamaya çalıştıklarını ifade ediyor.
Börekçi; “Değişime açık olmak zorundayız ama bunu yaparken özümüzü kaybetmemeliyiz. İnsanlar bugün de yıllar önce olduğu gibi gerçek Maraş lezzetini arıyor. Bizim hedefimiz, bu lezzeti günümüz hizmet anlayışıyla buluşturmak.”
Hacı Milcan’ın geçmişten gelen yemek kültürü, farklı dönemlerde yerel ve ulusal basının da ilgisini çekti. Özellikle eli böğründe ve diğer yöresel et yemekleri, işletmenin öne çıkan lezzetleri arasında gösteriliyor.

“Kahramanmaraş gastronomisi daha fazla tanınmalı”
Alican Börekçi, Hacı Milcan’ın geleceğini yalnızca işletmenin büyümesi üzerinden değerlendirmiyor. Ona göre Kahramanmaraş’ın gastronomi değerlerinin daha geniş kitlelere tanıtılması da önemli bir sorumluluk.
“Kahramanmaraş’ın mutfağı Türkiye’nin en önemli mutfaklarından biri olabilecek zenginliğe sahip. Biz bunun daha fazla tanınmasını istiyoruz. Hacı Milcan olarak kendi markamızı yaşatırken, şehrimizin mutfak kültürüne de katkı sunmayı önemsiyoruz.”
Bir asırlık mirasın sorumluluğunu taşıyor
Bugün Hacı Milcan Et Lokantası, 1926’da başlayan hikâyesini üçüncü kuşakla sürdürüyor. Alican Börekçi ise kendisine devredilen mirasın yalnızca bir ticari marka olmadığının altını çiziyor.
“Üçüncü kuşak olmak bizim için büyük bir sorumluluk. Bizden önce burada çalışan, emek veren insanların bıraktığı bir isim var. Bu ismi korumak, kaliteyi sürdürmek ve Hacı Milcan’ı gelecek kuşaklara bırakmak istiyoruz.”
Yaklaşık bir asırlık geçmişiyle Hacı Milcan’ın hikâyesi, Kahramanmaraş’ın değişen şehir hayatı içerisinde geleneksel mutfağın ve aile işletmeciliğinin nasıl sürdürülebileceğine dair dikkat çekici bir örnek oluşturuyor.
Bugün üçüncü kuşak Alican Börekçi’nin önündeki hedef ise açık: 1926’da yakılan lezzet ateşini, Maraş mutfağının özgün tatlarını koruyarak gelecek kuşaklara taşımak.




