Yeminli Mali Müşavir Ramazan Kök “Deprem Bölgesindeki 2 No.lu KDV Uygulaması Giderilmesi Gereken Bir Mağduriyet”

6 Şubat 2023 depremlerinin ardından Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından deprem bölgesindeki mükelleflerin mali yükünü hafifletmek amacıyla önemli düzenlemeler hayata geçirilmiş, mücbir sebep kapsamında vergi ödevleri ertelenmiş ve kamu alacaklarının faizsiz şekilde taksitlendirilmesine imkân sağlanmıştır. Bu uygulamalar, bölgedeki ekonomik hayatın yeniden canlandırılması açısından son derece değerli katkılar sunmuştur.
Bununla birlikte uygulama sürecinde, mevzuattan kaynaklanan teknik bir uyumsuzluğun bazı mükellefler açısından beklenmeyen sonuçlar doğurduğu görülmektedir.
mücbir sebep kapsamında taksitlendirilen 2 No.lu KDV tutarlarının ödeme gerçekleştikçe indirim konusu yapılabileceği kabul edilmektedir. Bu yaklaşım, mücbir sebep uygulamasının amacıyla uyumlu ve mükellef haklarını gözeten önemli bir değerlendirmedir.
Ancak aynı görüşte, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 29/3 üncü maddesinde yer alan süre sınırlaması nedeniyle, takip eden takvim yılını aşan ödemelerin indirim konusu yapılamayacağı ifade edilmektedir.
Deprem bölgesindeki mükellefler açısından ortaya çıkan sorun tam da bu noktada başlamaktadır.
Çünkü ödeme planının sonraki yıllara taşınması mükelleflerin kendi tercihinden değil, deprem sonrası oluşturulan resmi ödeme takviminden kaynaklanmaktadır. Mükellefler, Bakanlıkça belirlenen ödeme planına eksiksiz uymalarına rağmen, kendi iradeleri dışında oluşan bu süre uyumsuzluğu nedeniyle KDV indirim haklarını kullanamamaktadır.
Dolayısıyla burada tartışılan husus Gelir İdaresi Başkanlığının görüşü değil; deprem nedeniyle oluşturulan ödeme sistemi ile KDV Kanununun 29/3 üncü maddesindeki süre düzenlemesinin birlikte uygulanmasından kaynaklanan teknik bir uygulama sorunudur.
Deprem bölgesindeki işletmelerin yeniden üretime, istihdama ve yatırıma katkı sağlamaya çalıştığı bu dönemde, tamamen olağanüstü koşullardan doğan bu uygulama farklılığının giderilmesi, mücbir sebep düzenlemelerinin amacına da uygun olacaktır.
Bu kapsamda yalnızca deprem bölgesindeki mücbir sebep kapsamındaki mükelleflere özgü olarak, 2 No.lu KDV ödemelerinin ödeme yapıldığı dönemde indirim konusu yapılabilmesine imkân sağlayacak bir kanuni düzenleme yapılması veya Gelir İdaresi Başkanlığınca uygulamaya yön verecek açıklayıcı bir düzenleme yayımlanması, hem uygulama birliğini sağlayacak hem de ortaya çıkan mağduriyetleri giderecektir.
Deprem sonrası yürürlüğe konulan destekleyici düzenlemelerin temel amacı, bölgedeki ekonomik hayatın güçlenmesine katkı sağlamaktır. Aynı anlayış doğrultusunda, uygulamada ortaya çıkan bu teknik uyumsuzluğun da çözüme kavuşturulmasının hem mükellefler hem de vergi idaresi açısından faydalı olacağı değerlendirilmektedir.




