Tezgâhlar boş, yatırım var, işçi yok!

6 Şubat depremlerinin üzerinden üç buçuk yıl geçti.
Bu süre, acılarımızı unutturmaya yetmedi. Kaybettiklerimizin özlemi hâlâ yüreğimizde. Ancak şehir yeniden ayağa kalkıyor. Yıkılan binaların yerine yenileri yapılıyor, işyerleri ve fabrikalar yeniden faaliyete geçiyor.
Fakat bugün önümüzde yeni ve önemli bir sorun var:
Kahramanmaraş yeniden inşa ediliyor ama çalıştıracak insan bulmak giderek zorlaşıyor.
Yatırım var, makine var, sipariş var…
Depremin ilk döneminde işyerlerinin kapanması ve fabrikaların üretime ara vermesi binlerce insanı işsiz bıraktı. O dönemde uygulanan destek programları, özellikle TYP, vatandaş için önemli bir nefes oldu. Devletin bu desteği elbette önemliydi.
Ancak bugün şartlar değişti.
Fabrikalar yeniden çalışıyor, yatırımlar yapılıyor, makineler kuruluyor, siparişler alınıyor ve ihracat devam ediyor. Buna rağmen bazı işletmeler makinelerin başına geçecek çalışan bulamıyor.
Bir sanayici milyonlarca lira yatırım yapıyor, üretim hattını kuruyor, siparişini alıyor; fakat makineyi çalıştıracak insan bulamıyorsa burada hepimizin düşünmesi gereken bir sorun var.
Çünkü boş duran makine yalnızca işletmenin değil, şehrin ekonomisinin kaybıdır. Üretim azalıyor, ihracat ve katma değer düşüyor.
typ son durak değil, köprü olmalı
Kahramanmaraş’ta 1.200 kişinin daha TYP kapsamında değerlendirilmesi gündemde.
Burada mesele sosyal desteğe karşı çıkmak değil. Çalışamayacak durumda olan vatandaşlarımız elbette korunmalı. Ancak çalışabilecek durumda olan insanlarımız için de başka bir yol düşünülmeli.
Eğer bir vatandaşın karşısında fabrikada düzenli bir iş imkânı varsa, neden onu kalıcı istihdama yönlendirmeyelim?
TYP, geçici bir destek olmanın ötesinde, kalıcı istihdama açılan bir köprü haline getirilebilir.
İŞKUR, program kapsamındaki çalışabilecek vatandaşları sanayi kuruluşlarıyla eşleştirebilir. Mesleği olmayanlara eğitim verilebilir, sanayinin ihtiyaç duyduğu alanlarda kısa süreli kurslar düzenlenebilir. İşverene belirli süre ücret ve sigorta desteği sağlanabilir.
Böylece vatandaş iş sahibi olur, sanayici çalışanını bulur, devletin sosyal destek yükü azalır ve üretim artar.
Kahramanmaraş’ın insan kaynağını da inşa etmeliyiz
Deprem sonrası yeniden inşa denildiğinde aklımıza çoğunlukla binalar geliyor.
Oysa şehirleri yalnızca betonla ayağa kaldıramazsınız.
Bir şehri şehir yapan insandır. Ekonomiyi, fabrikayı, üretimi ve ihracatı da insan ayakta tutar.
Konut yapıyoruz, işyeri yapıyoruz, fabrika yapıyoruz. Peki bu fabrikalarda kim çalışacak?
İşte bu sorunun cevabını bugünden vermek zorundayız.
Üç buçuk yıl önce vatandaşın elinden tutup onu ayakta tutmak gerekiyordu. Bugün ise aynı insanları üretime kazandırmanın yollarını açmalıyız.
Çünkü geçici destek hayatı bir süre kolaylaştırır; kalıcı iş ise hayatı değiştirir.
artık bacalar tütmeli
Kahramanmaraş’ın yeniden ayağa kalkmasını istiyorsak yalnızca yeni binaların fotoğraflarını çekmek yetmez.
Fabrikaların bacaları tütmeli, tezgâhlar çalışmalı, siparişler zamanında yetişmeli ve ihracat artmalı.
En önemlisi de Kahramanmaraşlılar düzenli ve kalıcı işlere kavuşmalı.
Bugün sanayicinin söylediği çok açık:
Yatırım var.
Makine var.
Sipariş var.
Ama insan yok.
Öyleyse artık yeni bir politika üretmenin zamanı geldi.
Kahramanmaraş’ın ihtiyacı sadece yeni fabrikalar kurmak değil, mevcut fabrikaları tam kapasite çalıştıracak insan kaynağını da oluşturmak.
Deprem sonrası toparlanmanın yeni aşaması belki de tam burada başlıyor.
Çünkü artık yalnızca binaları değil, ekonomiyi de ayağa kaldırmak zorundayız.
Deprem bölgesini sadece yeniden inşa etmeyelim; yeniden üretelim.
Çünkü çalışan fabrika yalnızca sanayiciyi değil, çalışanı, esnafı, aileyi, şehri ve sonunda Türkiye’yi büyütür.




